meyhane geçmişten bugüne

Geçmişten bugüne meyhane kültürünün tarihi
Duayen Vefa Zat’ın ‘Rakı Ansiklopedisi’nde tasvir ettiği “küflü şarap kokan” ama mezelerinin lezzetiyle hatırda kalan eski meyhanelerde önceleri şarap içilirmiş. Anason güzelimiz rakıyla tanışıldıktan sonra rakı yanına tüketilen yemeklerin kültürü de, meyhaneler de bu doğrultuda gelişmeye başlamış. Osmanlı Dönemi’nin ‘Gedikli’ denilen belgeli meyhaneleri, her akşam dolup taşar, patronlarına barba, tezgahın başındaki meyhane ustasına mastori denilirmiş. Boydan boya bar gibi uzanan büyük tezgâhın çevresinde şarap ve tuzlu balık fıçıları olur, içeriye doluşan müşteriler fasulye piyazı, turşu, leblebi gibi meyhanenin baş mütevazı mezelerini yavaş yavaş içkilerine eşlik ettirirmiş. Mutfakların her zaman düzenli ve tertemiz olduğu Gedikli meyhaneler hakkında en çok hatırlatılan bilgilerden. Tanzimat ve Cumhuriyet sonrası Gedikli meyhanelerin yerini masalı düzen, beyaz örtüler almaya başladıktan sonra Avrupa’dan ithal çatal bıçaklarıyla birlikte klasik meyhane dönemi de başlamış oluyor.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir